Erkekler Şarap Gibidir, Yıllandıkça Değerlenir

Erkekler Şarap Gibidir, Yıllandıkça Değerlenir

 

 

 

Erkek şarap gibidir, yıllandıkça değerlenir.

Şöyle bir düşündüm de, hani bir söz vardır; "Kadın yaşlandıkça değerlenir" diye, öyle mi gerçekten?

Ya da, "yıllandıkça" dan kasıt nedir?

Kaç yaşına kadar "yıllandıkça dan"?

40’ları biliyoruz da, ya sonra?

Kadın konusunu çok yazdık. Zaten alıştık artık.

Ama bugün ben kadınları bir tarafa bırakacağım.

Şaşırmayın…

Bugün "Şarap gibi adamlardan, pardon erkeklerden" (iyi yazacağım ya, o bakımdan "erkek" diyorum) bahsedeceğim.

Dedim ya, onlar hakkında iyi şeyler yazacağım için daha önce teessüflerini ve küfürlerini iletenlerin teşekkürlerini kabul edebilirim.

Doğruya doğru…
‘Yiğidi öldür ama hakkını da ver!" durumu yani…


Şimdi yeni iddiamı açıklıyorum:
"Erkekler şarap gibidir. Yıllandıkça güzelleşir, değeri artar."

"Tadını bulur."

Niye mi?

Anlatacağım…

Tıpkı kadınlarda olduğu gibi gençliklerinde erkeklerde de bir aptallık vardır. Ne istediklerini, ne yaptıklarını bilmezler.

Daha da kötüsü, bildiklerini sanırlar.
Hayatta önem verdikleri değerlerin sırası çok kötüdür.

Aslında "değer" den pek anlamazlar ya…

Zaten çok fazla etki altında kalırlar gençliklerinde. Değer dedikleri hep başkalarınınkidir. Ya hayran olduğu ya da korktuğu birinin…

Ne yemekten, ne içmekten, ne giyinmekten, ne müzikten, ne de seksten anlarlar.

Onlar, şeyleriyle sevişirler. Yani sayılar falan önemlidir onlar için.

Nicelik – nitelik farkını bilmezler yani.

O yüzden de biraz olgun kadınlara düşkün olurlar.

Onlardan öğrenebildiklerini öğrenir, sonra çevre baskısıyla ayrılıklar…

Şimdiye kadar genç erkeklerin neden manasız olduklarını anlatabildim herhalde…

Sıra, olgun erkeklerin neden iyi olduklarında…

Yukarıda saydığım berbat özelliklerin çoğundan kurtulmuşlardır artık.

Bir kadına nasıl yaklaşılması gerektiğini, ne istediğini bilir.

Artık kendi istediklerini yapmaya başlamış, kendi zevkleri oluşmuştur. Kendisini tanımıştır yani…

Dolayısıyla güveni yerine gelmiştir.

E artık hali vakti de yerindedir.

Tek pişmanlığı gençliğinde yaptığı evliliğidir. "Hâlbuki şimdi olsa…" diye hayıflanır.

"Ben bi’ isteyim var ya" modundadır yani…

Ve tabii seks yapmayı da öğrenmiştir artık.

Abuk sabuk performans telaşı içinde değildir. Tadını çıkarmaya bakar. Artık onun için seksin sadece kendisi değil, öncesi ve sonrası da vardır. (Sonrasından pek emin değilim ama kulağa hoş geliyor.)

Akılları da başlarına gelmiştir. Bu yüzden gençlik dönemlerinin tersine bu sefer de genç kadınlara yönelirler.

Akıllanmış kadını seçmeyecek kadar tecrübelidirler.

İşte bu yüzden olgun kadınlar yalnız ama aynı yaş grubundaki erkekler değildir.

O yüzden olgun kadınlar, "Nerede bu boşanmış erkekler?" diye aranıp dururlar.

O yüzden olgun kadınlar çıtır erkeklerle hüsran yaşıyor.

Yani;


"Erkekler de şarap gibidir, yıllandıkça değerlenir." Ama onların "yıllandıkçası" kaç yaşına kadar?

Ben 45’ten sonra diyorum. Andropoza kadar…

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s