Evlilikle İlgili Peygamberimizin (SAV) Tavsiyeleri

 

 

Evlilikle İlgili Peygamberimizin (SAV) Tavsiyeleri

 

 

“Nikâh benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz! Zira ben, diğer ümmetlere karşı siz(in çokluğunuz) ile iftihar edeceğim. Kimin maddi imkânı varsa hemen evlensin. Kim maddi imkân bulamazsa (nafile) oruç tutsun. Çünkü oruç, onun için şehveti kırıcıdır.”

 

            İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Sevişenler için nikâh kadar sevgiyi artırıcı bir şey görmedik veya görülmedi.”

 

 

Kocanın Kadın Üstündeki Hakkı

 

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Eğer bir kimsenin bir başkasına secde etmesini emretseydim, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim ve eğer bir erkek karısına kırmızı bir dağdan siyah bir dağa ve siyah bir dağdan kırmızı bir dağa taş taşımayı emretseydi, uygun olan, kadının bu emri yerine getirmesidir.”

 

Abdullah İbnu Ebi Evfa radıyallahu anh anlatıyor:

Hz. Muaz Şam’dan dönünce Resulullah aleyhissalatu vesselam’a secde etmişti. Aleyhissalatu vesselam hayretle: “Ey Muaz! Bu da ne?” dedi. O açıkladı: “Şam’a gitmiştim, onların reislerine ve patriklerine secde ettiklerine rastladım. İçimden, aynı şeyi size yapmak geçti.” Aleyhissalatu vesselam, bunun üzerine: “Bunu yapmayın! Zira şayet ben, bir kimseye, Allah’tan başkasına secde etmesini emretseydim, kadına kocasına secde etmesini emrederdim. Muhammed’in nefsi kudret elinde olan Yüce Allah’a yemin ederim ki, bir kadın, kocasının hakkını eda etmedikçe Rabbinin hakkını da eda edemez. Kadın (deve sırtındaki) semere binmiş iken kocası nefsini talep edecek olsa, kadın bu isteğe mani olamaz.”

 

 

En Efdal Kadın

 

Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın azadlısı Sevban radıyallahu anh anlatıyor:

“Gümüş ve altın (biriktirme) ile ilgili ayet (Tevbe 34) indiği zaman halk: “Öyleyse hangi malı biriktirmeliyiz?”diye birbirlerine sordular. Hz. Ömer: “Bunu, ben sorup size haber vereyim!” dedi ve hemen devesine atlayıp gitti. Ben de peşinden gittim. Hz. Ömer:

“Ey Allah’ın Resulü hangi maldan edinelim?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da:

“Her biriniz, şükreden bir kalp, zikreden bir dil, ahiret işinize yardımcı olacak mü’mine bir kadın edinsin” buyurdular.

 

            Ebu Ümame radıyallahu anh’ın rivayetine göre:

Resulullah aleyhissalatu vesselam şöyle buyurmuşlardır: “Mü’min, Allah’a takvadan sonra en ziyade saliha bir zevceden hayır görür. Böylesi bir kadına emretse itaat eder. Ona baksa sürur duyar, bir şeyi yapıp yapmaması hususunda yemin etse, kadın bunu yerine getirerek onu yeminden kurtarır, kadınından ayrılıp uzak bir yere gitse, kadın hem kendi namusu ve hem de malı hususunda hayırhah ve dürüst olur.”

 

 

Dindarla Evlenmeli

 

            Abdullah İbnu Amr radıyallahu anhüma anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Güzellikleri sebebiyle kadınlarla evlenmeyin. Çünkü güzelliklerinin onları (kibir ve gurur sebebiyle) alçaltacağından korkulur. Onlarla mal ve mülkleri sebebiyle de evlenmeyin, zira mal ve mülkün onları azdıracağından korkulur. Fakat onlarla diyaneti esas alarak evlenin. Yemin olsun, burnu kesik, kulağı delik siyahî bir köle (dindar olmayan hür kadından) daha efdaldir.”

 

 

Bekârlar Evlendirilsin

 

            Üveym İbnu Saide radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Bakire kızlarla evlenin. Çünkü onların ağızları daha tatlı, rahimleri daha doğurgandır, aza da razı olurlar.”

(Dindar, saliha dul kadınlarla da evlenmek caizdir.)

 

 

Hür Ve Velud Olanla Evlenilsin

 

            Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anhüma anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın şöyle söylediğini işittim: “Kim Allah’a pak ve temizletilmiş olarak kavuşmak isterse hür kadınlarla evlensin.” 

 

            Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Evleniniz! Zira ben (kıyamet günü diğer ümmetlere karşı) çokluğunuzla iftihar edeceğim.”

 

 

Evleneceğin Kadına Bakmak

 

            Muhammed İbnu Mesleme radıyallahu anh anlatıyor:

“Ben bir kadınla evlenmek istedim ve kadını gizlice görmeye çalıştım. Sonunda onu kendi hurma bahçesinde gördüm.” Bu açıklaması üzerine, kendisine:

“Sen Resulullah’ın ashabından olduğun halde bunu yaptın mı?” diye ayıpladılar.

O da şöyle cevapladı: “Ben Aleyhissalatu vesselam’ın “Allah bir kimsenin kalbine bir kadınla evlenme arzusu attığı zaman, ona bakmasında bir beis yoktur!” dediğini işittim.”

 

            Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor:

Mugire İbnu Şu’be bir kadınla evlenmek istemişti. Resulullah aleyhissalatu vesselam kendisine: “Git önce bir gör! Zira böyle yapman, aranızdaki ülfet ve sevginin devamı için daha uygundur.” buyurdular. O da öyle yaptı ve evlendiler.

Bilahare Mugire radıyallahu anh, aralarındaki uyumdan bahsettiler.

 

            Mugire İbnu Şu’be anlatıyor:

“Allah Resulu aleyhissalatu vesselam’a gelip evlenmek istediğim bir kadından bahsettim. Bana: “Git onu bir gör! Bu, onunla muhabbet ve ünsiyetinizin devamı için daha uygundur.” dedi. Ben de Ensardan bir kadının yanına geldim, onu ebeveyninden istedim ve Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın sözünü onlara haber verdim. Onlar sanki bundan hoşlanmadılar. Hıdr denen hususi hücresinde bulunan kız bunu işitmişti: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, sana bakmanı emretmişse, bak! Aksi takdirde Allah aşkına bana bakma!” dedi. Sanki kız da bu bakma işini büyütmüştü.

Mugire sözüne devamla dedi ki: “Ben kıza baktım ve onunla evlendim.” Mugire kızla aralarındaki uyuşmayı da zikretti.

 

 

Dul Ve Bakire İle İstişare

 

            Adiyy İbnu Amire el-Kindi radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Dul kadın, kendi arzusunu açıkça ifade eder, bakire kızın rızası sükûtundan anlaşılır.”

 

 

Kızın Gönlü Olmadan Evlendirilmez

 

            İbnu Bureyde, babası Büreyde’den naklediyor:

Genç bir kız, Resulullah aleyhissalatu vesselam’a gelerek: “Babam hakirliğini benimle gidermek için kardeşinin oğluyla evlendirdi.” diye şikâyette bulundu.

Bureyde devamla der ki: “Resulullah aleyhissalatu vesselam (bu nikâhın kabul veya reddinde) yetkiyi kıza bıraktı. Kız da: “Ben babamın yaptığı işi kabul ettim fakat babaların böyle haklarının olmadığının kadınlarca bilinmesini istedim.” dedi.”

 

 

Velisiz Nikâh Caiz Değil mi?

 

            Hz. Aişe ve İbnu Abbas radıyallahu anhüm’ün anlattıklarına göre:

“Resulullah aleyhissalatu vesselam: “Veliden izinsiz nikâh sahih ve geçerli olmaz!” buyurmuştur.”

 

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kadın kadını evlendiremez.

Kadın kendi başına da evlenemez. Zani kadın kendi kendine evlenen kadındır.”

 

 

Mehir

 

            Ebu Saidi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor:

“Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha’yı, elli dirhem değerinde ev eşyası ile mukabilinde nikâhladı.”

 

 

Nikâh Duası

 

            Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Allah’a hamd etmekle başlamayan her hayırlı işin bereketi güdüktür.” Nikâh duasına ve her hayırlı işe hamd ve besmele ile başlanmalıdır.

 

 

Nikâhı İlan

 

            Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Şu nikâhı ilan edin ve bunun için davul da döğün.”

 

 

Nikâh da Def ve Güfte

 

            Hz. Enes İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam bir seferinde Medine-i Münevvere’nin bir yerinden geçmişti. (Yabancı erkeklere karışmadan) bir kısım cariyelerin deflerini çaldıklarını ve şöyle söylediklerini işitti: “Biz Beni Neccar’ın kızlarıyız, komşu olarak Muhammed ne iyi!” Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: “Allah da bilir, ben sizleri cidden seviyorum.” buyurdular.

 

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor:

Hz. Aişe Ensardan, bir yakını kızcağızı evlendirmişti. Resulullah gelince:

“Genç kızı (kocasına) gönderdiniz mi?” diye sordu. Evdekiler “evet!” deyince “Kızla birlikte bir de çalgıcı (def gibi haram olmayan bir çalgıcı) gönderdiniz mi?” dedi. Onlardan “hayır göndermedik.” cevabını alınca, Aleyhissalatu vesselam: “Ensar, aralarında gazel okuma âdeti mevcut olan bir cemaattir. Keşke onlara: “Size geldik size geldik, size selam bize selam” deyiverecek birini gönderseydiniz.” buyurdular.

 

Mücahid merhum anlatıyor:

“Ben İbnu Ömer radıyallahu anhüma ile beraberdim. Derken bir davul sesi işitti. Derhal iki parmağını kulağına soktu ve oradan (hızla) uzaklaştı. Bunu üç kere yaptı. Sonra: “Resulullah aleyhissalatu vesselam da böyle yapmıştı.” dedi.”

 

 

Muhannis (Diğer Cinse Benzemek)

 

            Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah (Allah’ın Resulu) aleyhissalatu vesselam, erkeklere benzemeye çalışan kadına ve kadınlara benzemeye çalışan erkeğe lanet etti.”

 

 

Düğün Yemeği

 

            Ümmü Seleme ve Hz. Aişe radıyallahu anhüma anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam bize Fatıma’yı zifafa hazırlayıp, Ali radıyallahu anha teslim etmemizi emretti. Hemen gidip ilk iş, Batha taraflarından getirilen yumuşak topraktan Ali’nin evinin tabanına yaydık. Sonra iki yastığın içerisine, ellerimizle dikmiş olduğumuz hurma lifi doldurduk. Hurma ve kuru üzümle ziyafet hazırladık, üzerine tatlı su içtik. Sonra üzerine elbise takılıp, su kabı asılacak bir ağaç parçasını getirip odanın bir kenarına koyduk. Biz, Hz. Fatıma radıyallahu anhanın düğününden daha güzel bir düğün görmedik.

 

 

Davete İcabet

 

            Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Düğün yemeği ilk gün haktır, ikinci gün meşrudur, üçüncü gün riya ve gösteriştir.”

 

 

Cima (Birleşme) Esnasında Dua Ve Örtünmek

 

            Sevgili Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselam) birleşmeden önce şu duayı tavsiye ediyor: Allahümme cennibneşşeytan ve cennibe şeytane ma razaktane (Allah’ım bizi şeytandan şeytanı da bize vereceğin evlattan uzaklaştır.) (Buhari, 6/141)

Bu esnada iki rekât namaz kılmış ve abdestli olarak bulunmak, İslam davetçisi, âlim, hafız ve evliya zürriyetler isteyerek bu işe başlamak Allah’ımızın çok hoşuna gider.

 

            Utbe İbnu Abdi’s-Sülemi radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Biriniz hanımına temas edeceği vakit örtünsün, eşekler gibi çırılçıplak soyunmasın.”

 

 

Azl (Dışarıya Boşalma)

 

            Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam hür kadının izni olmadan ona azil yapmayı yasakladı.

 

 

Dübürden (Arkadan) Temas Haramdır

 

            Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Allah, hanımına arkasından temas eden kimseye rahmet nazarıyla bakmayacaktır.”

 

            Huzeyme İbnu Sabit radıyallahu anh anlatıyor:

Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Allah, hakikati açıklamada hayâ etmez.” Bunu üç kere tekrarladı, sonra şöyle devam etti: “ Kadınlara arkasından temas etmeyin!”

 

 

Gelin Ve Damadı Tebrik Duası

 

            Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) gelin ve damadı şöyle tebrik ettiler;

“Allah’ım sizi birbirinize mübarek eylesin, aranızı hayırla birleştirsin.”

 

 

Her Müslüman’ın Ailesine Yapması Gereken Kuran Duası

 

            Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve zürriyetlerimizden gözümüzün aydınlığı olacak hayırlı eşler ve zürriyetler ikram eyle ve bizi takva sahiplerine önder eyle.”

                                                                                                          (Furkan Suresi 74.Ayet)

 

Erkeğin Aile Efradına İlim Öğretmesi

 

            Kuranı Kerim’in ilk emri “oku” dur. Tahrim suresinin 6. ayetinde Allah’ü Teâlâ şöyle buyuruyor:

Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennemden koruyunuz.

 

Hz. Ali (Allah Ondan razı olsun) buyuruyor ki: Bu ayetteki koruyunuzdan” maksat “siz dini öğrenin ve ailenize de öğretin.” yani, “Evinizde Allah’ü Teâlâ’nın dinini öğrenip, öğreterek, kendinizi ve ailenizi cehennem ateşinden koruyunuz.” demektir.

 

 

Din Öğrenmek Ve Öğretmek Kâbe’de Kadir Gecesinden Üstündür

 

            “Allah yolunda biran bulunmak (Allah’ü Teâlâ’ya davet, dinini öğrenmek ve öğretmek için) bir an zaman harcamak Kâbe’de Kadir Gecesini geçirmekten daha üstündür.

 

 

 

M. Recep AKGEMİK’ in “BEYAZ DUVAKLA” isimli kitabından alınmıştır.

                                                                       Word Dosyası Olarak Hazırlayan Sertan ÇOBANOĞLU sertancobanoglu@hotmail.com

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s